Kullanım Alanları

Kitosanın kullanım alanları üzerindeki etkileri

Antimikrobiyal, antifungal ve antiviral  etkisi;

Kitosanın yapısında reaktif amino (NH2)- grupları bulunur. Bu serbest amino grupları kitosanın fiziksel ve kimyasal özeliklerinin temelini oluşturmaktadır  Kitosanın antimikrobiyal etkisi polikatyonik özelliğe sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla negatif yüklü maddelere karşı etki göstermesinden dolayı, bakteri, maya, küflere ,patojenlere virüslere karşı etkili olabilmektedir. Elektrostatik etkileşim sonucunda hücre yüzeyinde negatif ve pozitif yüklerin dağılımı farklılaşmakta ve böylece membran stabilitesi bozulmakta ve geçirgenliği değişmektedir. Membran geçirgenliğinin değişmesi ile besin maddeleri hücre içerisine girememekte veya hücre içi bileşenleri hücre dışına sızmakta ve bunların sonucunda da hücre ölümü gerçekleşmektedir. Kitosan ve türevlerinin ilk etki ettiği yerin hücre duvarı olduğunu ve mikroorganizma ölümünün ise membran yapısının bozulmasından ileri geldiğini belirtmektedirler

 

Kanama Durdurucu Etkisi-Hemostatik Ajan

 

Karides kabuğundan elde edilen bu parçacıklar,kırmızı kan hücreleri ile vücudun doğal pıhtılaştırma mekanizmasından tamamen bağımsız olarak güçlü bir pıhtı oluşturmak için çapraz bağ kurarlar. Bu da antikoagülent(kan seyreltici)heparinin dahi kullanıldığı yumuşak yada şiddetli arterial/venöz kanamalarında pıhtılaşmanın hızla sağlanması demektir .Kırmızı

kan hücreleri ile kurduğu çapraz bağa ilaveten ,kanı yoğunlaştırıcı etkisi vardır. Esasen kanın ana öğesi olan su moleküllerini tutar ve absorbe eder.Kendi pıhtısını oluşturduğu için vücut ısısının yukarı veya aşağıya doğru uç değerlere ulaşma ihtimalinden etkilenmez.

 

 

Bağ dokusu üzerinde rejeneratif aktivite ve kemik üreten hücre (osteoblast) oluşumunu hızlandırıcı aktivite üzerindeki etkisi

 

Kitosanın, dokuların matriks içeriğinde bulunan glikozaminoglikanlara benzerliği nedeniyle bağ dokusu tamirinde çok uygun bir biyomateryal olduğu belirtilmektedir . Aynı zamanda kitosanın büyüme faktörlerini de uyardığı bildirilmektedir . Bu özellikleri nedeniyle kitosanın, yara epitelizasyonunu arttırdığı ve dermisde sinir ve kan damarı rejenerasyonunu hızlandırdığı, dolayısı ile yanık ve önemli deri hasarlarının tedavisinde örtü materyali olarak kullanılabilirliliği gösterilmiştir

Polimer yapı, biyoaktif maddeler için taşıyıcı bir matriks olarak rol alırken, ortamdaki hücrelerle işbirliği oluşturulması aşamasında da rol oynar . Uygulama yapıldığında ,elekstrostatik etkileşimler sayesinde eritrosit hücreleri yara ağzına çekerek pıhtılaşmayı sağlayıp bölgedeki hücrelerin zenginleştirilmesine ve sağlıklı dokunun artmasına olanak sağlar

 

 Metal iyonlarını şelatlama etkisi

 

Kitosanın metalleri bağlama yeteneği ilginç bir şekilde geçiş metalleri (Au, Ag, Cu, Cr, Ni, Zn, Mn, Co, Mo, Fe, Hg, Pd, Cd gibi ağır metaller) ile sınırlı kalmaktadır; zira d ve f orbitalleri içermeyen alkali (Li, Na, K, Rb, Cs ve Fr ) ve toprak metalleri (Be, Mg, Ca, Ba, Sr ve Ra) kitosana iyi bir şekilde bağlanamamaktadırlar. Bu durum kitosana ağır metalleri seçici bir şekilde bağlama yeteneği kazandırmaktadır . Kitosan farklı endüstrilerde metal iyonlarının uzaklaştırılması veya geri kazanılması amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır.

 

 

 

Zayıflama üzerindeki etkisi

 

Kitosan midede adeta bir ‘yağ süngeri’ işlevi görür . Bu tabirin nedeni kendi ağırlığının 12 kat fazlası kadar yağ bağlama kapasitesine sahip olmasıdır. Benzer özellikli lifler ile karşılaştırıldığında vücuttan 5-10 kat fazla yağ atılımına destek olduğu görülmüştür. Kitosan çok az bir kısmı kana karışan ,temel olarak diyet lifi görevi gören bir maddedir. Yağ moleküllerini yakalayarak sindirim sistemi dışına atabilme özelliğinden dolayı zayıflamaya etkisi vardır.Diyetle aldığımız yağları kan dolaşımına geçmeden ,basen ,bel gibi bölgelerde birikmeden bağlanmasını ve vücuttan atılmasına destek sağlar .

 

Gıda endüstrisi üzerindeki etkileri

 

Kitosan ve türevleri gıda endüstrisinde antimikrobiyal, antioksidan, emülgatör, kalınlaştırıcı, stabilizör, durultucu ve asitlik giderici, enzimatik esmerleşmeyi önleyici ve diyet lif kaynağı olarak uygulama alanı bulmaktadır. Ayrıca kaplama ve yenilebilir film üretiminde, enzim immobilizasyonunda ve besin maddelerinin enkapsülasyonunda da kullanılmaktadır

Gıda endüstrisinde daha çok gıda koruyucusu olarak uygulama alanı bulmaktadır. Bu amaçla daha çok ambalaj materyalinin bir parçası olarak kullanılarak gıdalarda mikroorganizmaların gelişmeleri önlenmekte ve böylece gıdanın kalitesi ve raf ömrü iyileştirilmektedir Kitosanla kaplamanın gıda  yüzeyinden nem kaybına engel olduğu ve böylece ağırlık kaybı olmadığı, sertleşme ve retrogradasyonun geciktiği ifade edilmiştir Kitosan kaplama ve filmleri CO2’e göre O2’ne karşı daha fazla geçirgen olduklarından meyvelerin  kitosanla kaplanması durumunda anaerobik solunum önlenmekte, solunum hızı azaltılmakta, küf gelişimi inhibe edilmekte, etilen sentezi ve karbondioksit geçişi azaltılarak olgunlaşma geciktirilmektedir.

Proton bağlayabilme yeteneği kitosana asit giderici özellik kazandırmaktadır. Ayrıca katyonik ve makromoleküler yapısı nedeniyle kitosan durultma ajanı olarak da kullanılabilmektedir. Bu nedenle kitosanın gıda işleme atık sularında ve meyve suyu üretiminde kolloidal ve dispers formda bulunan partiküllerin uzaklaştırılmasında etkili olabileceği belirtilmiştir

Et ve et ürünleri yüksek yağ içeriklerinden dolayı lipit oksidasyonuna ve ayrıca yüksek besin içeriğinden dolayı da mikrobiyal bozulmaya oldukça duyarlıdırlar. Kitosan antioksidan ve antibakteriyel aktivitesinden dolayı depolama esnasında et ve ürünlerinde lipit oksidasyonunu geciktirerek, bozulma etmeni ve patojen bakterilerin gelişimini önleyerek ürünlerin raf ömrünün, duyusal ve mikrobiyal kalitesinin iyileşmesinde etkili olabilmektedir

 

Antikolesterol Etkisi

 

Kitosan aşırı yağın getirdiği kardiyovasküler hasarların azalmasına yardımcı olur.Bunun sonucu olarak kan kolesterol ve triglesit seviyelerinde düşüş meydana gelir.Ayrıca safra asitlerini de bağlayabildiğinden iyi kolesterol (HDL)’ün kötü kolesterole (LDL)oranının artmasına destek sağlar.Çünkü vücut safra asidi yapabilmek için LDL’yi kullanır,safra asidinin miktarı azaldıkça vücutta LDL’yi kullanarak dolaylı yoldan miktarı azaltmış olur.